Kayıtlar

Eylül, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Türkiye’de Yağ Bitkileri Durumu ve Yağ Gerçekleri

  Yağ bitkileri ve yağ gerçekleri Türkiye’de tarımı yapılan ve tohumlarında yağ içeren bitkilerin başında ayçiçeği, pamuk (çiğit), soya, yerfıstığı, susam, kolza, aspir, haşhaş, mısır, keten ve zeytin gelmektedir. Bunlar içerisinde çiğit, haşhaş, keten ve mısır doğrudan yağ elde etmek amacıyla üretilmemektedir. (Kıllı ve Beycioğlu, 2019) Türkiye’de toplam yağ bitkileri tüketim miktarı 5 milyon tona yaklaşmıştır. Bu üretimde en büyük pay sahibi olan iki ürün; çiğit tohumu (pamuk tohumu yağı üretiminde kullanılır) ve ayçiçeğidir. Dolayısıyla yağ üretimi yoğun olarak Ayçiçeği yağı, çiğit yağı ve zeytin yağı üzerinden sürdürülmektedir. Yerfıstığı yağı ve susam yağı kaliteli yağlardır ve çoğunlukla margarin sanayinde kullanılmaktadır. Ayrıca burada adı geçemeyen mısırdan da yağ elde edilmektedir ve tüketimde ayçiçeği ve zeytin yağından sonra üçüncü sırada mısır yağı yer almaktadır. Fakat mısır çeşitlerinde yağ oranı bilimsel ve ıslah çalışmaları sonucunda ancak %7-8 seviyelerine get...

Tarımda Gerçekçi ve Net Çözümler

Resim
Hepimiz insanız ve yaşamak için az ya da çok, öz ya da nitelikli beslenmek zorundayız. Her insan sağlıklı beslenebilmek için; temiz suyu, dengeli beslenmeyi hak eder. İnsan olmanın doğası budur. Gerçekte olan ise 300-500 milyonluk bir azınlığın 3-4 milyar gibi bir çoğunluğun yiyeceğini, içeceğini doğrudan ya da dolaylı olarak tüketmesidir. Azınlığın obeziteyle mücadelesi yoğun olarak devam ederken çoğunluğun açlıkla terbiyesi de son hızla sürmektedir. “Tarihi kazananların yazdığı” gibi hayata, medyaya, bilime, teknolojiye de obez azınlık karar vermekte ve yönlendirmektedir. Aslında dünyanın biz insanlara verdikleri tüm insanlığı besleyecek miktarda iken Amerika gibi bir vahşi toplum, dünyanın bütün besinlerini, doğal kaynaklarını sömürmekte ve Avrupa’nın sözde gelişmiş ülkeleri de geçmişin sömürüsünü gelecekte de devam ettirmektedirler. Tarımda gerçekçi çözümler sorunlara gerçekçi bakmakla, bilimsel verilere dayanan bir sistem üzerinden hareket ederek sağlanabilir. Gerçekçi...

Lastik gibi biber meselesi

Resim
Güncel olarak  her gün mutlaka sebzeler, meyveler, hayvancılık ve balıkçılık tarım sektörü ile ilgili haberler yayınlanmaktadır. Benzer şekilde a na haber kanallardan birinde biber ile ilgili bir haber yapılarak biberlerin tadının olmadığı, lastik gibi, plastik benzeri meyveler olduğu yönünde bir haber yapıldı. Haberi yapan muhabir pazarda meyve ve sebze satıcıları ile konuşarak biberin lastik gibi suni bir sebzeye dönüştüğünü söyleyerek manavlardan birinden aldığı meyveyi ikiye bölmeye çalışarak bölemediğinden ve biberlerin tadının tuzunun olmadığından bahsediyordu. Manavda biberlerin raf ömrü uzasın diye yapılarının değişerek çıtır çıtır halden lastik gibi bir duruma geldiklerinden bahsetti. Biberde konu hemen ilaç kalıntısına getirilerek, ihraç edilmeyen ilaç kalıntılı ürünlerin yurt içi pazarda tüketildiği şeklinde haber bitirildi. Televizyonda haberlerde ve farklı programlarda gün geçmiyor ki buna benzer haberler çıkmasın. Ne zaman sebze ve meyve fiyatları yükselse hemen b...

Topraksız tarımda domates yetişirse tadı nasıldır ?

Resim
    Son 10-12 yılda sebze üretiminde giderek yaygınlaşan bir kavram ortaya çıktı. Topraksız serada domates üretimi yapılması konusu. Topraksız tarım modern seralarda toprak kullanılmadan en son ve en yaygın kullanılan ürün olan “cocopeat” denilen Hindistan cevizi meyve kabuğu parçalarının sıkıştırılması ile elde edilen özel bir üründe yapılmaktadır. Topraktan 50-60cm yukarıya yapılan özel düzeneklerde, kontrollü koşullarda (sıcaklık yıl boyu 11-12 derecenin altına düşmeyecek; EC denilen tuz seviyesi ve pH’sı ayarlanan otomatik gübre sistemine sahip, otomatik açılıp kapanan havalandırma sistemleri ) yapılan üretim şeklidir. Topraksız tarımda tüm dünyada en fazla domates üretilmektedir. Domates yanında hıyar ve biber gibi meyvesi yenen diğer sebze türleri de topraksız serada üretilmektedir. Ayrıca son yıllarda yaygın olarak marul başta olmak üzere yeşil, yaprağı tüketilen sebzeler ve çilek de farklı şekillerde üretilmektedir. Türkiye’de topraksız seralar genelde iç bölgelerd...

Tarımda Bilgi Kirliliği Ve Bazı Güncel Gerçekler

Resim
             Türkiye ülke olarak son yıllarda tarımda üreten bir ülkeden hazır tüketen bir ülkeye doğru hızlı bir şekilde ilerlerken her şey için henüz geç değil. Tarımla ilgili en iyi tanım; “Kendi kendine yeten 7 ülkeden biri” tanımıydı son 8-10 yıla kadar. Sonra birden kendi kendine yeten ülkeden her türlü tarım ürününü farklı zamanlarda değişik ülkelerden ithal eden ülke konumuna geliverdik. Tarımla uğraşan ve tarımdan geçinen insan sayımız azaldı, köyler ve kasabalar boşaldı, şehirli insanlar oluverdik birden. Köyünde kıt kanat geçinen, tarlasını ekip mahsulünü yetiştiren çiftçilerin çocukları “biz artık tarımla uğraşmayacağız, tarım işi zor iş hem de zarar ediyoruz” şeklindeki birçok açıdan haklı gerekçelerle şehirlere akın ettiler. Köyünde kendi işinin sahibi, kendi tarlasının çalışanı iken şehirde binaların kapıcısı, muhteşem şehrin bekçisi oluverdiler. Geçinemediği için yine çiftçilikle uğraşan anasından babasından yiyecek erzak getirerek haya...

Katma Değeri Yüksek Ürün Tohumculukla İlgili Genel Bilgiler

Resim
       Dünya hızla değişiyor. Değişim insanlık için genelde dünyayı iyileştirmekten ziyade daha da kötüye götürmek, doğayı, çevreyi, iklimi, yaşamı bozmak şeklinde ilerliyor. Gelecek 50 yılda su, enerji, eğitim, nüfus, yiyecek, çevre, fakirlik, demokrasi ve inançlar, terörizm ve savaş, hastalıklar en büyük 10 problem olarak karşımıza çıkacak gibi gözüküyor . Agro-endüstri olarak adlandırılan bu sistem aslında birçok faktörü içine alan yaşamın ta kendisini oluşturuyor. İnsanlar yaşadıkça tüketecekler dolayısıyla da insanların beslenmesi her şeyin temelinde yer alıyor. Beslenme demek tarım demek, bitki demek, hayvancılık demek, balık tüketimi demek anlamına geliyor. Bitkisel üretimin temeli de tohuma dayanıyor. Tohum bitkisel üretimin olmazsa olmaz temel taşı olarak karşımıza çıkıyor.  Tohumun  ve tohumcu ülke olmanın önemiyle ilgili kısa bilgileri paylaşacağız.   -   Bitkisel üretimdeki en önemli girdiaâ tohumdur.aqaâqqq Üstün nitelikli tohuml...

Kavun ve Karpuzda Tat ve Aroma

Resim
  Karpuz üretiminde kök hastalıklarına karşı aşı anacı kullanılmaktadır. Bitkinin üst kısmı kök bölgesindeki hastalıklara dayanıklılık için başka bir karpuz ya da kestane kabağı dediğimiz ufak bal kabakları ile aşılanmaktadır. Bunun anlamı kökü kabak olan karpuzun üst kısmı karpuz bitkisidir ve böylelikle karpuz bitkileri güçlü bir şekilde gelişirler ve meyve oluştururlar. Televizyonlarda, sosyal medyada ya da aile sohbetlerinde söylendiği gibi tatsız ya da kabak gibi tadı var denilen karpuzların aşılanması ile tadı arasında olumsuz yönde bir ilişki bulunmamaktadır. Yediğimiz karpuzlar aşılandı diye tatsız ya da renksiz değildir. Karpuzda tat ve meyve et rengini etkileyen özellikler arasında çeşit özelliği yanında yetiştiricilik ve hasat zamanı ile ilgili faktörler de yer almaktadır. Karpuzda tat, lezzet ve aromanın yanında et renginin koyu kırmızı parlak renkte olması ve et kısmının ne aşırı derecede sert ne de aşırı yumuşak ve lifli olması gerekmektedir. Karpuzda her yıl fiyatl...

Yeşil Renkli Patates Yumrusu Tüketmeyin !

  Patates 7’den 77’ye her yaştan insan tarafından tüketilebilecek belki de tek bitki türüdür. Pazardan patates ve soğan alırken dikkat edilmesi gerekenler; Pazardan patates alırken hangi dönemde olursa olsun asla dış kabuk rengi yeşil ya da açık yeşil olan patatesler alınmamalıdır. Patatesin yumrusu da tıpkı bitkinin diğer yaprak, sap kısımları gibi güneşte kalırsa ya da tarlada iken toprağın üst kısmına yumrular çıkarsa güneş gören kısımlar fotosentez yaptığı için yeşil renge dönmektedir. Dolayısıyla yeşil renkli patates yumruları sağlıklı değildir. Yeşil renkli yumrularda glikoalkaloid adı verilen zararlı bileşikler vardır ve insanlar tarafından tüketildiğinde zararlı etkiler yaparlar. Patates satın alırken dış kabuk rengi sarı ya da beyaz olan yumrular tercih edilmelidir. Yine patateslerde pazardan ya da manavdan filizleri büyümüş olan yumrular alınmamalıdır. Çünkü filizleri oldukça büyümüş olan yumrular uzun süre beklemiş olan yumrularıdır ve artık bu yumrular yeni bitki ge...

Köy domatesi nedir ?

Resim
  Köy domatesi kavramı aslında ülkemizde “yıldız domates, Ayaş domates, Çanakkale domatesi vb.” şeklinde uzun yıllar önce ortaya çıkmış bir kavramdır. İlkbahar döneminde mayıs ayında yayla ve iç bölgelerde dikilen 250-400 gram arasında ağırlığa sahip, sulu, tat ve aroması yüksek bazı bölgelerde biraz yuvarlak bazı bölgelerde az dilimli genelde sırığa alınmadan yerde yetişen (oturak tipi) domatesler köy domatesi olarak adlandırılmıştır. Ülkemizde sera domatesi genelde 170-190 gramlık domates olarak uzun yıllar üretimde kullanılmıştır. Günümüzde hala tek sezon denilen ve Ekim-Haziran arası dönemde yetiştirilen sera domatesleri bu tip domateslerdir. Son 5-6 yılda birçok farklı tip ve renkte domates çeşitleri (beef, salkım, kokteyl, kiraz, oturak, pembe, kahverengi domatesler) geliştirilmiştir. Antalya’nın sahil kesimi olan Finike’de benim çocukluğumda haziran, temmuz aylarına kadar serada yetiştirdiğimiz kendi domateslerimizi tüketirdik. Sonra yayla ilçesi olan Elmalı’dan “Ankon” ...

Sera Domatesi Olmasa Aç Kalırız

Resim
  Serada ya da örtü altında domates yetiştiriciliği ülkemizde belirli bölgelerde özellikle Akdeniz Bölgesi’nde kış aylarında ilkim uygun olduğu için yapılmaktadır. Serada yetiştiricilik ya da turfanda yetiştiricilik olarak da adlandırılan bu sistemde kış aylarında normal olarak domatesin, biberin, hıyarın, kavunun, kabağın, karpuzun yetişmediği aylarda üretim yapılmakta ve tüketicinin ihtiyacı olan ürünler elde edilerek pazara sunulmaktadır. Ülkemizde kış aylarında ya da daha genel bir ifade ile Eylül-Mart sonu arasında açık tarlada sebze yetiştiriciliği (ekimi, dikimi vb.) yapılmaz. Yapılsa da yeterli ürün alınamaz ve bazı yıllarda olduğu gibi domatesi 10 TL/kg’dan tüketmek zorunda kalabiliriz. Turfanda sebze yetiştiriciliği döneminde genelde her yıl domates ve diğer sebzelere hormon uygulaması yapıldığı normal mevsimi dışlında üretim yapıldığı için meyvelerin tadının ve aromasının kötü olduğu, çocukluğumuzdaki anneannelerimizin bahçede yazın yetiştirdiği domateslerin tadının g...

Kahverengi Domates mi olur ?

Resim
 Kahverengi domates olur. Hem de bal gibi lezzetli ve süper aromatik bir yapıda olur. Kahverengi domates Türkiye'de marketlerde özellikle büyük marketlerde son yıllarda görülmektedir. Bu domatesler küçük kokteyl domates tipinde (30-40g ağırlığında) ve normal ve iri domates büyüklüğüne yakın (140-150g, 200-250g) ve dilimli köy domatesi (300-350g) olmak üzere 3-4 tip olarak reyonlarda yer almaktadır. Kahverengi domatesleri tüketiciler güvenle tüketebilirler. Çünkü bu renk domatesler lezzetli, tat ve aroması farklı domateslerdir. Kahverengi domatesler uzun süren ıslah çalışmaları sonucunda ülkemizde yaz aylarında pazarlarda gördüğümüz pembe, kırmızı dilimli domatesler gibi yerel bir domatesten geliştirilmiştir. Rusya'da "Black Tomato" diye bilinen yerel bir kahverengi domatesten normal tüketime uygun fotoğrafta görüldüğü gibi domates geliştirilmiştir. Kahverengi domatesin hibrit çeşidinde kullanılan ana ve baba ebeveynlerinin her ikisi de kahverengidir. D...