Sera Domatesi Olmasa Aç Kalırız
Serada ya da örtü altında domates yetiştiriciliği ülkemizde belirli bölgelerde özellikle Akdeniz Bölgesi’nde kış aylarında ilkim uygun olduğu için yapılmaktadır. Serada yetiştiricilik ya da turfanda yetiştiricilik olarak da adlandırılan bu sistemde kış aylarında normal olarak domatesin, biberin, hıyarın, kavunun, kabağın, karpuzun yetişmediği aylarda üretim yapılmakta ve tüketicinin ihtiyacı olan ürünler elde edilerek pazara sunulmaktadır. Ülkemizde kış aylarında ya da daha genel bir ifade ile Eylül-Mart sonu arasında açık tarlada sebze yetiştiriciliği (ekimi, dikimi vb.) yapılmaz. Yapılsa da yeterli ürün alınamaz ve bazı yıllarda olduğu gibi domatesi 10 TL/kg’dan tüketmek zorunda kalabiliriz.
Turfanda
sebze yetiştiriciliği döneminde genelde her yıl domates ve diğer sebzelere
hormon uygulaması yapıldığı normal mevsimi dışlında üretim yapıldığı için
meyvelerin tadının ve aromasının kötü olduğu, çocukluğumuzdaki
anneannelerimizin bahçede yazın yetiştirdiği domateslerin tadının günümüzün
sera domateslerinde olmadığı tartışmaları yapılır durur. Hatta sözde uzman olan
ama tarımla ilgisi olmayan bazı insanlar pazarda ellerine aldıkları şekilsiz
meyvelerle medyada boy gösterip kışın sebze yemeyin, hormon var, sebzelerin
genetiğiyle oynuyorlar söylemleriyle gündemi meşgul eder halkın kafasını
karıştırarak popüler olmaya çalışırlar. Yaz gelince de pembe domatesi, Kemer
patlıcanını, Urfa ve Antep biberini, Kırkağaç kavununu anlatır dururlar.
Ülkemize
has olan bu ürünler tabiî ki bize ait ve bizim için önemli ürünler. Bu tip tat
ve aroması yüksek sebzeler genelde yaz aylarında yetiştirilir ve domates gibi
pek çok üründe yaz aylarında yeterli sıcak olduğu için iyi gelişirler ve
lezzetli olurlar. Bu durum yine yerel kavun ve karpuzlarımızda da vardır. Fakat
yazın anneannelerimizin çıkınlarında sakladıkları tohumlardan evlerinde küçük
tahta kasalara dikerek yetiştirdikleri fidelerden elde ettikleri sebzelerin
bazı özellikleri vardır. Mesela pembe iri, dilimli domates bunlardan biridir. Yazın
pazardan alırsın buzdolabına koysan bile iki, en geç üç gün içinde çürüyüp
giderler. Lezzetleri iyidir ama raf ömürleri azdır ve bir yerden bir yere nakliyeye
dayanamazlar, eriyip çürürler. Dolayısıyla günümüzde domates ve diğer önemli
sebze türlerinde hem kış aylarında turfanda yetiştiriciliğe uygun, hem
nakliyeye dayanıklı ve uzun raf ömrüne sahip hem de geleneksel domatesler gibi
tat ve aroması olan domates çeşitleri geliştirilmiştir.
Domates
çeşitleri geliştirilirken ülkemizde yerel olarak yetiştirilen domates ve diğer
sebze türlerine ait tohumların (Kemer patlıcanı, Aydın siyahı patlıcanı, Ayaş
domatesi, Demre sivri biberi, Urfa Biberi, Kırkağaç kavunu, Ankara kışlık kavun
vb.) içinden seçilen tohumlar ile farklı bölgelerden tedarik edilen tohumlar
arasında melezleme çalışmaları yapılarak kış koşullarına uygun, uzun raf ömrüne
sahip tat ve aroması iyi hibrit (melez) tohumlar elde edilmiştir. Bu sistemde
örneğin Kemer patlıcanı ile Aydın Siyahı patlıcanı melezlenerek elde edile
tohumlar daha kaliteli, daha verimli ve olumsuz koşullara daha fazla dayanıklı
patlıcan çeşitleri geliştirilmiştir. Seralarda hibrit ya da melez çeşitler
kullanılır ve bu çeşitler kesinlikle GDO’lu (genetik olarak değiştirilmiş
organizma) değildir. Bu çeşitlere yeni bir gen eklenmemiştir. Bu çeşitler iki
farklı bölgede yetiştirilen materyallerin birbiriyle melezlenmesi (bir hat ana
bir hat baba olarak kullanılır ve her iki hatta çiçek açtığında baba bitkiden
alınan çiçek tozlarıyla diğer ana bitkinin çiçekleri melezlenir, böylelikle
sadece baba bitkiden gelen çiçek tozlarıyla melezlenen ana bitkideki oluşan
meyveler hibrit tohumlardır) sonucunda elde edilen çeşitlerdir.
Hibrit
ya da melez çeşitler iki bitkiden ya da bireyden elde edildikleri için
tükettiğimiz domates gibi sebzelerin tohumlarını elde edip yaz aylarında
yetiştirdiğimizde iyi bakarsak o tohumlardan geliştirilen bitkilerden meyve
alırız ama bu tohumları geniş bir üretimde kullanamayız. Çünkü o tohumlar artık
iki bitkinin melezlenmesinden elde edilen tohumlardan elde edilen ikinci
generasyon tohumlar olduğu için hibrit değillerdir ve açılım gösterirler ve
içlerinden çok farklı tipler çıkar. Ama kesinlikle bu tohumlardan domates
meyveleri elde edilir. Medyada birilerinin dediği gibi pazarda aldığım tohumu
ektim bitki çıktı ama meyve elde edemedim diye bir şey yoktur, bitkilere iyi
bakarsan (suyunu gübresini verirsen) evde yiyecek kadar meyve alırsın ve hobi
şeklinde bir uğraş olur senin için.
Yorumlar
Yorum Gönder