Hayalci


HAYALCİ

 Ben hayalciyim. Hayal dünyasında yaşayan biriyim. Sürekli hayal kurarım. Hayallerimin sonu yoktur. Sürekli dolaşır dururum. Dolaşırken de arasıra mola veririm. Kendimi bir filmde başroldeki kadını öpen adamın rolünde, bir Fransız filminde ya da bir İtalyan filminde güzel bir kumralla ya da esmerle sevişen adamın yerinde, bir animasyon filminde kahraman olan yeşil bir devin ya da güçlü bir aslanın ya da kahraman bir karıncanın yerinde; bir televizyon dizisinde başroldeki babanın yerinde, aşık bir adamın yerinde, ya da dizinin en duygusal anında hüzünlenen ve göz yaşlarını tutamayan aşık ve sevdiğine ulaşamayan adamın yerinde; seyircilerin bağrışmalarını ve alkışlarını duyan ve o anda içi kan ağlasa da kendisini şanslı ve mutlu hisseden, etrafına gülücükler saçan şarkıcının yerinde; King Kong gibi karşılıksız ve en saf haliyle seven bir maymunun yerinde; Neo gibi başka bir dünyada (Matriks'te) kurtarıcı olarak, yarasa adam ya da örümcek adam ya da süper adam ya da diğer adamlar gibi maskenin altında iyi, sıradan hatta biraz da aptal bir insan, maskeyi takınca büyük bir kahramanın yerinde; caddede yürürken karşımdan gelen güler yüzlü, üstünde tulumu kafasında şapkasıyla babasının elinden tutmuş yürümeye çalışan, hayatta yürümekten başka gayesi olmayan, önünde acısıyla tatlısıyla uzun bir hayat olacak olan 1.5 yaşındaki küçük bir oğlan çocuğunun yerinde, sağlam bir işi olan babasının yerinde, işinde başarılı olmuş, mutlu bir şekilde emeklilik günlerini geçiren dedesinin yerinde; bütün kadınların hayran kaldığı ve tüm kitaplarını kapıştıkları ünlü bir yazarın yerinde; maç başına çok büyük paralar kazanan bir futbolcunun yerinde; Nobel ödülünü kazanan bir edebiyatçı ya da bir biyoloğun yerinde bulurum.

Ben hayalci olmama rağmen, yerlerinde olamayacağım veya olmayı istemeyeceğim insanlar var. Bazılarının yerinde olmaktansa ölmeyi tercih edeceğim işler ve hayatlar var. Bir filmde süper adamın, yarasa adamın ya da yok edicinin karşısındaki kötü adamın yerinde; eski Türk filmlerinde komiser rolündeki Cüneyt Arkın’ın karşısındaki kötü adam rolündeki Erol Taş’ın yerinde, Tom ve Jerry çizgi filmindeki Jerry’i yakalamak için sürekli başı belaya giren Tom’un yerinde ya da Temel Reis 'deki Kabasakal’ın yerinde; televizyonlardaki evlendirme, şarkıcı, türkücü, dansçı, oyuncu, manken, futbolcu yapacağız diye kandırılan, kullanılan, hakaret edilen, hayalleriyle oynanan, çoğu zaman dalga geçilen insanların yerinde; bakanım, milletin vekiliyim diye dolaşan kollarını emme basma tulumba gibi genel başkanlarının istekleri doğrultusunda indirip kaldıran insanların yerinde; George Bush'un yerinde, Saddam Hüseyin’in yerinde; yalanlarıyla insanları kandıran daha doğrusu inandıran politikacıların yerinde, seçim vaatlerine kanan, yedikleri kendi ceplerinden vergi olarak çıkan birkaç lokmayla, ya da promosyon niyetine aldıkları futbol topu, pirinç, yağ, şeker karşılığında oylarını kanlarını sonuna kadar sömürecek olan insanlara veren, vatandaşın görevini, vatandaşlığın anlamını bilmeyen halkın yerinde; vaat ettiklerini yerine getiremeyen ve pişkin pişkin yapamadıklarına kılıf arayan, her seçimde başka bir kılıkla yeniden halkın karşısına çıkan, halkın çocukları normal devlet okullarında okurken kendi çocuklarını gelecekte bu ülkeyi yönetmeye talip olsunlar diye Avrupa'ya özellikle de ABD'ye gönderen politikacıların yerinde; her yeni hükümetle uluslararası para fonunun ve dünya bankasının ülkedeki işlerini daha iyi yürütsün diye ABD'den ithal bakan getiren başbakanların yerinde; tüm bu olanlara sesini çıkarmayan sessiz çoğunluğun yerinde; devlet adına cinayet işlediklerini söyleyen vatanseverlerin yerinde, vatansever olduklarını söyleyip bu cinayet işleyenleri alkışlayanların yerinde ya da bu sözde vatanseverlerin filmlerini yapanların ya da filmde kahraman olan ABD vatandaşından bozma tiplerin yerinde; Bağdat caddesinde karşıdan karşıya geçmek gibi masum bir eylemde, vergi kaçıran zengin babasının aldığı lüks arabasıyla caddede yarışan arabanın altında kalıp can veren adamın ya da kadının ya da çocuğun yerinde; eve ekmek parası götürmek için gece çalışan ve sırtından aldığı bıçak darbesiyle kahpece öldürülen taksicinin yerinde; kocasından yediği 20 bıçak darbesiyle sokak kapısının önünde yerde kanlar içinde yatan ve bıçaklanmaya devam eden kadının yerinde ya da iş bulamadığı için bunalım geçirip kendine iş olsun diye evdeki karısını bıçaklayan kocasının yerinde ya da eli bıçaklı adama herhangi bir müdahalesinde açığa salınıp hapse atılma tehlikesi karşısında kalacağı için kocanın yaptıklarını sadece izleyen polisin yerinde, polisleri hiçbir eğitim vermeden eli silahlı olarak sokağa salan zihniyetin yerinde; eniştesinin tecavüzüne uğrayıp evlendiğinde kız oğlan kız olmadığı ve namusunu kirlettiği gerekçisiyle ölümü %100 garanti olan, hiçbir kanunun ya da kurumun onu öldürülmekten kurtaramayacağı 15 yaşındaki kızın yerinde, kız kardeşini öldürmek zorunda kalan 17 yaşındaki abisinin yerinde; kendi kızını kendi oğlunun öldürmesine sesini çıkarmayan ya da geride 10 tane daha çocuğum var ikisini feda etmişim ne olacak diye düşünen babasının yerinde ya da aile meclisi dedikleri idam mangasının yerinde; bir tarafta asker diğer tarafta terörist olarak birbirini öldürmeye zorlanan, kullanılan, aynı ülkenin 20 yaşındaki gençlerinin yerinde; sokakta dilenen, peçete satan, daha doğrusu zorla dilendirilen ya da satış yaptırılan çocukların yerinde ya da soğuk kış günlerinde uzun okul yolunda köprü altında donup kalan minik, masum, okul çocuklarının yerinde; sokaklarda sıklıkla rastladığımız sahipsiz, kimsesiz, başıboş kendi hallerinde dolaşıp duran bir zamanlar işsiz kalmadan önce mühendisimiz, işçimiz, öğretmenimiz, emeklimiz olan insanların yerinde; kaldıkları yurtlarda işkenceye, tecavüze, kötü muameleye maruz kalan çocukların yerinde ya da yurtlardan dışarıya gerçek hayat denilen kurtlar sofrasında mafyada tetikçilik, sokakta gaspçı, hırsız ya da tinerci olmaya zorlanan, önlerine başka alternatif konulamayan gençlerin yerinde; bu insanlara sadece gördükleri zaman üzülüp birkaç adım sonra kendi günlük işlerine devam eden umursamaz insanların ya da sosyal ve ekonomi konulardaki haberleri birkaç günde unutturup, mankenlerin ya da şarkıcıların resmi olmayan evliliklerinden olan gayri meşru çocuklarını günlerce anlatan medyayım, halka karşı sorumluluğum var diyen kuruluşların yerinde, bizi güvensiz insanlara çeviren medeniyet dedikleri küresel dünyanın büyük tekellerine mahkum eden insanların ya da devletlerin yerinde, açlıktan çocuklar ölürken sokaklarda insanları ısırıp öldürsün diye evlerde katil köpekler besleyen ve bunun için büyük paralar harcayan insanların yerinde ya da evlerinden atıldıkları için sokaklarda başıboş dolaştıkları için öldürülen köpeklerin yerinde, ya da onu zehirleyip öldüren zihniyetin yerinde olmayı istemem.

Ben hayalciyim. Fakat bu ülkede hayalcilik iyi bir şey değil. Hep güzel şeyler düşünebilmek için hayalci olmaktan ziyade hayalperest olmak gerek herhalde. Olmayacak asla gerçekleşmeyecek olan şeyleri düşünmek gerek. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Topraksız tarımda domates yetişirse tadı nasıldır ?

Sebze ve Meyvede İlaç Kalıntısı Meselesi

Sebze tohumu, İsrail ve Hibrit tohum