Sebze tohumu, İsrail ve Hibrit tohum
En alt kısımda yer alan fotoğrafta, domates meyvesinin
ortadan ikiye kesilmiş hali yer almaktadır. Kesilen meyve incelendiğinde;
meyvenin uzun süre bitki üzerinde beklediği ya da olgunlaşma dönemi geçtikten
sonra hasat edildiğinde bazı zamanlarda ortaya çıkan meyve içinde olgun
tohumların çimlenmesi görülmektedir. Başka bir deyişle olgun domates meyvesi
içinde bekleyen tohumlar bazı zamanlarda serada ya da tarlada uzun süre
beklediğinde, aşırı sıcaklarda, olgunlaşma zamanı geldiği halde bitki üzerinden
hasat edilmediğinde meyve içerisinde çimlenmeye başlayabilmektedir. Bu tamamen
domates meyvesinin ve içindeki tohumların fizyolojisiyle ve çevre şartlarından
kaynaklanan bir durumdur. Domates meyvesi içerisinde çimlenen tohumlar biraz
daha bekledikleri zaman fotoğraftaki gibi çimlenen tohumlardan gelişecek yeni
bitkiye ait kotiledon yapraklar ve yeni bitkinin gövdesi gelişebilir. Zaten
fotoğrafta da kotiledon yapraklar üzerinde tohumun kabuğu gözükmektedir.
Domateste
arasıra gözükebilen bu durum ile ilgili olarak konuyla ilgisi ve bilgisi
olmayan insanlar çeşitli internet sitelerinde ve gazetelerde; “GDO (genetik
olarak değiştirilmiş, transgenik)’lu domatesler, canavar domatesler, domatesin
içinden bitki çıktı, domatesin içinden genetiği değiştirilmiş oluşumlar çıktı”
gibi son derece cahilce ve bilimle ilgisi olmayan haberler çıkardılar ve bakanlık nezdinde bütün ziraatçilere ve tarımcılara verdiler veriştirdiler.
Sonra
da konuyu İsrail’den alınan tohumların böyle olması normal, GDO’lu domates
tohumları, her yıl niye domates tohumu alıyoruz tartışmalarına ve sonucuna
getiriverdiler. Aslında konu sadece meyve içinde erken çimlenen domates
tohumlarına ait bir fotoğraftı.
Eskiden
İsrail’den sebze tohumları alınırdı ama son yıllarda yerli tohum sanayinin
çalışmaları ile İsrail ve diğer ABD, Hollanda, Fransa gibi ülkelerden alınan
sebze tohumu miktarı % 50-60’lara geriledi. Yani ülkemizde sebze tohumlarının
%40-45’i; biber ve domateste %60-70’i yerli ve milli firmalar tarafından üretiliyor.
Kalanların da önemli bir kısmı İsrail’den değil (İsrail tohumlarının payı %5-6
civarında) diğer yabancı tohum firmalarından sağlanıyor.
Diğer
konu kamuoyunu sürekli meşgul eden GDO konusu. Ülkemizde
yetiştirilen
hiçbir sebze türünde GDO’lu tohum
kullanılmamaktadır. Zaten ülkemizde yetiştirilen sebze, meyve ve diğer tüm
tarımsal üretimlerde GDO’lu tohum
kullanılması yasal olarak mümkün değildir. Dünyada pamuk, soya, mısır, kolza,
şeker pancarı ve Almanya’da kağıt sanayinde kullanılan bir patates çeşidinde GDO’lu
çeşitler geliştirilmiştir. Ülkemizde ham madde olarak yurt dışından soya ve
mısır ürün olarak alınmakta ve beyaz et üretiminde, yumurta üretiminde ve
büyükbaş hayvancılıkta kullanılmaktadır.
Her
yıl sebze tohumu ekilme zorunluluğu sebze üretiminde ve bazı bitki türlerinde
de (mısır, ayçiçeği) kullanılan hibrit çeşitlerden kaynaklanmaktadır. Hibrit
çeşitler iki farklı bitki hattının mesela Kemer patlıcanı ile Aydın Siyahı
patlıcanının birbiriyle melezlenmesi sonucunda elde edilen melez tohumlardır.
Bu iki bitki tipinin melezlenmesiyle elde edilen hibrit tohumlar Kemer
patlıcanı ve Aydın Siyahı patlıcan tiplerine göre daha yüksek verimli,
kaliteli, sıcak ve soğuğa adaptasyonu yüksek melez tohumlar verirler. Seralarda
ve turfanda yetiştiricilikte de bu hibrit tohumlar kullanılır. Çünkü bu
tohumlar yüksek verimlidir, kaliteli meyve geliştirirler ve ısıtılan seralarda
soğuk kış koşullarında ve yaz aylarında büyüyüp geliştirilebilirler.
Hibrit tohumlar doğadaki farklı bitkilerin birbiriyle melezlenmesiyle elde edilen tohumlardır ve
kesinlikle GDO’lu ya da transgenik (gen
transfer edilmiş) değillerdir. Bu tohumlar iki bireyin
melezlenmesiyle elde edildikleri için, serada yetiştirilen hibrit bitkilerden
tohum alınıp sonraki yıl tekrar dikildiklerinde açılma ya da farklılık
gösterirler. Yani alınan tohumlar iki bireyin melezi olduğu için bir sonraki
tohumlar içinden hem Kemer patlıcanına hem Aydın Siyahı patlıcanına hem de
bunları melezlerine benzeyen farklı bitkiler, ikisine göre daha düşük verimli,
soğuğa dayanmayan, kalitesiz meyve veren bitkiler gelişecektir. Çünkü hibrit
değillerdir ve açılım göstermişlerdir. Açılım ya da farklılık göstermeleri
artık melez olmamalarındandır. Dolayısıyla üreticiler de gelecek yıl tekrar
yeni tohum ya da fide almayı tercih ederler ki yüksek verim alsınlar, bitkileri
iyi gelişsin ve seranın her yerindeki bütün bitkiler aynı özelliği göstersin ki
Hibrit
ya da melez sebze tohumları GDO’lu değillerdir ve 1920’li yıllarda ilk olarak
mısırda başlayan sonra diğer bitkilerde de devam eden bitki ıslahı tekniklerinden
biridir. Hibrit çeşitler, üstün vasıflı iki bireyin melezlenmesi ya da biri
verimli diğeri hastalıklara dayanıklı bireylerin melezlenmesi sonucunda elde
edilmişlerdir. Bazı bitkiler biri çok verimli ve kaliteli diğeri ise zayıf,
verimsiz bir genotipin melezlenmesinden çok kaliteli, yüksek verimli hibrit
çeşitler geliştirilmiştir.
Tohum firmaları her yıl hibrit tohumları elde
etmek için iki ebeveyn bitki arasında melezlemeler yaparlar ve hibrit tohumları
elde ederler. Hibrit tohum üretimi oldukça maliyetli bir tohum üretimini
gerektirir. Üretimde kullanılan 2 ebeveyne ait bitkiler yetiştirilir ve
çiçeklenme döneminde baba hattan alınan çiçek tozları ana hatla melezlenir ve
ana hat üzerinde oluşan meyvelerin tohumları alınır, paketlenir ve hibrit
tohumlar piyasaya sunulur. Hibrit tohumlar olmasa insanların ihtiyacı olan
sebzeler yeterli miktarda sağlanamazdı ve birçok insan yeterince sebze
tüketemezdi.
Meyve
içinde filizlenmiş domates tohumları ile ilgili haber;
Şanlıurfa'da
bir kafe işletmecisi yemekte salata yapmak için aldığı domateslerin GDO
çıktığını kanıtladı. Şanlıurfalı kafe işletmecisi Kartal Polat, yemek yapmak
için aldığı domatesin GDO'lu çıktığını görünce ne yapacağını şaşırdığını
söyledi. Seyyar satıcıdan dış görünüşüne aldanan Polat, domatesi doğramaya
başlarken domateslerin içinde filizlenme olduğunu söyledi.
Kafe
işletmecisi Kartal Polat, "Seyyar satıcı işyerimin önünden geçiyordu.
Akşam üstü karnabahar falan aldım. Birde güzel bir salata yapayım dedim.
Domates aldım, salatalık aldım. Domatesleri keserken içinin filizlenmiş
olduğunu gördüm. İlk defa böyle bir şey gördüm. Hani hep derler 'hormonuyla
oynanmış, gıdasıyla oynanmış' GDO diye bir şey vardı. Biz bilmiyorduk ne
olduğunu. Ama GDO buymuş demek. Hep karşılaşırdık domatesin üzerinde Allah yazısı
olduğunu. Bu domateste resmen rezalet yazıyor. Tarım Bakanlığı olsun, Sağlık
Bakanlığı olsun Türkiye'de kontrollerini ne kadar sağlıklı yapıldığını
görsünler. 4-5 tane domates aldım hepsi de aynısı çıktı. İçinde filizlenme
olmayan hemen hemen yok gibi, hepsi böyle. Domateslerin içinde filizlenme
vardır" dedi. http://haber.mynet.com/detay/guncel/gdolu-domatesler-
piyasada/503271

Yorumlar
Yorum Gönder