Ayaş Domatesi, Kemer Patlıcanı Ve Yerel Tohumlarla İlgili Yanlış Bilinenler
Ayaş Domatesi, Kemer Patlıcanı, Aydın Siyahı Patlıcanı, Demre Sivrisi, Kırkağaç Kavunu ve Hibrit Sebze Tohumları;
Medyada
sürekli sağlıklı beslenme ve sihirli taşlar konusunda sık sık boy gösteren 2
profesör bilmedikleri ya da tam olarak ne anlama geldiğinden emin olmadıkları hibrit
tohum konusunda ileri geri konuşunca kanunen yetkili organ olan tohum
sanayicileri alt birliğince mahkemeye suç duyurusunda bulunuldu. Söz konusu
profesörler işi o kadar abartılar ki hibrit tohum kullanımının ve hibrit
tohumdan gelişen sebzeleri yiyenlerin kısır olabileceğini ve çocuklarının
olmayacağını belirtecek kadar ileri gittiler. Ülkemizde maalesef bilen,
bilmeyen herkesin bu konularda ileri geri konuşması son derece normal karşılanıyor.
İlk defa bu tip safsata dolu haberler tohumcular alt birliği karşı çıkınca birden
bire birlik kendini hükümetin karşısında buluverdi ve düne kadar herşeyi doğru
bildiklerini sanan ve atıp tutan profesörler birden bire hükümete sığınır
duruma geldiler.
Biz
gelelim konumuza. Ayaş domatesi, Çanakkale domatesi ya da Kemer Patlıcanı,
Adana ve Diyarbakır karpuzları veya Ankara kavunu, Kırkağaç kavunu bizim
ülkemize has açıktan tozlanan ve hibrit olmayan yerel sebze çeşitlerimizdir. Dolayısıyla
bu tipler açıktan (serbest, doğal) tozlandıkları için yani tarlaya dikilen
bitkilerden tohum alındığı zaman ertesi yıl aynı şekilde yeniden
dikildiklerinde başarılı bir şekilde üretim yapılabilecek yerel çeşitlerdir.
Ayaş domatesi ya da Diyarbakır karpuzu gibi yerel çeşitlerin en önemli
özellikleri ise ülkemize has özellikte yerel sebze çeşitleri olmalarıdır. Bu
konuda herkes hem fikirdir.
Fakat
yerli çeşitlerin bazı özellikleri pazarda uzun süre kalmalarını ve yılın belli
mevsimlerinde yetiştirilmelerini engellemektedir. Bu yerel çeşitler sadece yaz aylarında
Nisan-Ekim arasında açık alanda yani açık tarlada ya da seralarda
yetiştirilebilirler. Kullanılan tohumları çiftçiler her yıl en iyi bitkilerden
seçerek aldıkları için tohuma para vermezler. Bu çeşitlerin tat ve aromaları
iyi olsa da pazarda satıldıktan sonra ya da hasat edildikten sonra uzun süre
tüketici tarafından alınmayı bekleyemezler. Yani raf ömürleri kısadır ve
özellikle domateslerde (pembe domates, Ayaş Domatesi, Çanakkale Domatesi) hasat
edildikten sonra 1-2 gün içinde tüketilmeleri gerekir. Yine Diyarbakır karpuzu
çok büyük olmasına rağmen pazara nakledilirken hızlı bir şekilde içten çürümeye
başlayabilir.
Demre
Sivrisi ya da Yalova çorbacı gibi biber çeşitlerinin ise hem tarlaya fazla
miktarda dikilmeleri gerekir hem de bir ya da en fazla iki hasattan sonra
bitkiler yeterli ürün vermezler. Dolayısıyla yerel sebze çeşitlerimizin
görünüşte tat ve aromaları yüksek, çifti için tohum maliyeti sıfır gibi
gözükmesine rağmen tüketim ve pazarlama açısından olumsuz yönleri vardır. Bu
çeşitler nakliyeye dayanıksız, verim ve kalitesi düşük ve raf ömürleri de son
derece kısa olan çeşitlerdir.
Yerel
çeşitler sadece ilkbahar döneminde yetiştirildikleri ve yılın geri kalan 8-9
ayında (Ekim-Mayıs arası) yetiştiricilik olmadığı için gerekli olan sebze
ihtiyacını karşılamada yeterli değillerdir. Yerel çeşitler uzun yıllardan beri
her yıl çiftçi tarafında tarlada en iyi bitkilerden seçilen tohumlardan gelen
tohumlar olduğu için bazı hastalık ve zararlılara ve kurak ve sıcak koşullara
dayanıklıdırlar. Fakat özellikle hibrit tohumların avantajlı yönleri olan; yüksek
verim, üstün kalite, uzun raf ömrü, turfanda yetiştiriciliğe uygunluk, birim
alanda yüksek verim, stabil ve düzenli verim, soğuğa, sıcağa, kuraklığa
dayanıklılık gibi özellikler yerel çeşitlerde yeterli değildir ve insan beslenmesi
için hibrit tohumların kullanımı gereklidir.
1950
yılından sonra tüm dünyada hibrit tohumların kullanılmasıyla birçok ülkede pek
çok insan ilk defa sebze tüketebilmiştir. Ülkemizde de eskiden kışın sebze
tüketimi yokken 1970’li yıllardan itibaren hibrit sebze tohumlarının kullanımı
ile sebze üretimi ve tüketimi artmış ve ülkemizin her bölgesinde her mevsim
ihtiyaç olan sebzeler yeterli düzeyde sağlanabilmiştir.
Hibrit
tohumlar ile yerel açıktan tozlanan tohumlar aslında aynı mekanizma ile tohum
oluştururlar. Demre sivrisi gibi ya da kemer patlıcanı gibi yerel çeşitlerimiz
arazi koşullarında arı ve rüzgarın etkisiyle çiçeklerinde çiçek tozları yani
polenler dökülür ve yine aynı çiçek üzerinde dişicik tepesini dölleyerek tohum
oluşumu sağlar. Hibrit tohumda ise tozlama işi insanlar tarafından elle
yapılır. Yurt içi ve yurt dışı değişik kaynaklardan toplanan domates, biber ya
da kavun, karpuz vb. materyaller 3-4 yıl süreyle kendi tozlarıyla tozlanır ve
her yıl içlerinden en iyileri seçilir. Sonra en iyiler arasından ikisi
seçilerek biri ana biri baba olarak belirlenir ve birbiriyle melezlenir. Elde
edilen tohumlar hibrit (melez) tohumlardır. Bu tohumlar saflaşan ve seçilen en
iyi materyaller arasında yapılan melezlemeden elde edildiği için üstün verim,
kalite, raf ömrü gibi özellikler gösterirler ve sera ya da açık tarlaya
dikildiklerinde üstün performans gösterirler. Yerel çeşitlerin gelişmediği kış
aylarında başarılı bir şekilde gelişip büyürler. Hibrit çeşitlerin
geliştirilmesinde ülkemizde yetiştiriciliği yapılan yerel bir biber, domates,
karpuz materyalleri kullanılabileceği gibi yabani materyaller de kullanılabilir.
Dolayısıyla hibrit çeşitler hibrit tohumlar öcü ya da genetiği değiştirilmiş
tohumlar değillerdir, sağlıklı ve güvenli tohumlardır. Onların üstünlüğü
gelişmiş özelliklere sahip ana ve baba hatların melezlenmesi sonucunda elde
edilmiş olmalarıdır.
Hibrit
tohumların her yıl ana ve baba hatlarından yeniden elde edilmeleri gerektiği
için belli bir maliyeti vardır. Yerel tohumlar gibi bedavadan elde edilemez ve
belirli bir araştırma ve geliştirme çalışması sonucu elde edilirler ve
satıldıklarında toplam üretim maliyetinin %10-20’si gibi belirli bir değerle
satılırlar. Bu oran ve fiyat çeşide ve tipe göre değişkenlik gösterebilir. Bu
tohumları kullanan çiftçiler ise yüksek bir üretim ve verim elde edecekleri
için karlı çıkarlar. Hibrit tohumların yani F1’lerin tohumları tekrar alınıp
yetiştiricilikte kullanılmak istenirse bu tohumlardan F2 tohumları ele
edilebilir. F2 tohumları kısır ya da tohum vermez değillerdir. Elde edilen F2
tohumları F1 kadar yüksek verimli değillerdir. F2’ler ana ve baba hattın
içinden çıkan farklı tipler olduğu için yüksek verim ve kalite vermezler ve
yerel çeşitler gibi her mevsim ve her koşulda yetiştirilemezler: Dolayısıyla da
üretimde kullanılabilmelerine rağmen F2 tohumlarının yerine daha yüksek verim
ve kalite veren F1 tohumları yeniden alınarak üretimde kullanılırlar.
Sonuçlar
-Yerel
çeşitler (Ayaş Domatesi, Yalova Sivri biber, Ankara Kavunu vb.) yoğun ticari
üretimde gerekli olan ihtiyacı karşılayamaz.
-Yerel
çeşitler ülkemize yerli firmalar tarafından hibrit tohum geliştirmek için ana
veya baba olarak kullanılmaktadır.
-Yerel
çeşitlerin kaybolmasının engellenmesi sadece yazın bu çeşitleri yaygın
kullanmakla olmaz. Yerel çeşitlerin korunması gen bankaları ya da dolaylı
olarak yerli firmaların bu çeşitleri bünyelerinde muhafaza etmeleri ile olur.
Çünkü yerel çeşitler o ülkeye adapte olmuş çeşitler olduğu için her zaman
üretimde yaygın kullanılmasa bile genetik kaynak olarak muhafaza edilmelidir.
-Hibrit
çeşitler yüksek verim ve kalite uzun raf ömrü, hastalık ve zararlılara
dayanıklılık sağlarlar. Yerel tohumların raf ömrü kısa olduğu için ihracata
gönderilemezler.
-Hibrit
tohumlardan elde edilen tohumlar kısır değillerdir. Üretimde yeterli verim ve
ürün sağlayamadıkları için tercih edilememektedirler. Bazı üreticiler ticari
çeşitlerin F2 tohumlarını kullanarak F1’den daha iyi verim
sağlayabilmektedirler.
-Hibrit
tohumlar insanlara zararlı değillerdir. Kısırlığa neden olmak gibi etkileri
tamamen yanlış ve hatalı bir söylemdir.
-Hibrit
tohumlar sayesinde insanlar sebzeyi yılın her mevsiminde tüketebilme imkanına
kavuşmuştur.
-Bilinenin
aksine hibrit tohumlar yüksek su, elektrik ve ilaç gerektirmezler. Yerel
çeşitler açık tarlada sulama ya da kavunda olduğu gibi bazı sebze türlerinde
sulama yapılmadan ya da salma sulama ile yetiştirilir, gübre damlama sulama ile
verilmez. Hibrit çeşitler birçok hastalık ve zararlıya dayanıklı oldukları için
bu tohumlarla yapılan yetiştiricilikte ilaç kullanımı azdır.
-Hibrit
tohumlar bir teknoloji ve ileri bitki ıslahı tekniğidir ve insanlara kesinlikle
zararlı değildir.
-Yerel
çeşitler ülkemizde muhafaza edilmelidir. Ama üretimde üstün özellik (yüksek
verim, kalite, raf ömrü, hastalık dayanımı vb. ) gösteren bitki türlerinde
hibrit tohumlar, hibrit tohum olmadan yetiştirilebilen marul, buğday gibi
türlerde ise standart tohum yeterli üretimi ve verimi sağladığı için başarılı
bir şekilde kullanılmaktadır.
-Yerel
çeşitler hibrit tohum üretiminde anaç olarak kullanılabilir ve böylelikle hem
yerel çeşide benzeyen hibrit tohumlar geliştirilir hem de yerel çeşitlerin
istenmeyen özellikleri ıslah edilmiş olur.
-Marul,
buğday, arpa, yem bitkileri gibi birçok bitki türünde de hibrit yerine standart
çeşitler kullanıldığı da unutulmamalıdır.
Yorumlar
Yorum Gönder